 Video Açıklaması Oymaağaçköyü Yağmur Duası13/05/2007
BEYPAZARI'NIN TANITIMI
Ankara'nın kuzeybatısında bulunan Beypazarı; Hitit, Frig, Galat,Roma, Bizans,Selçuklu ve son olarak da Osmanlıların egemen olduğu tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan yerleşim merkezlerinden biridir. Beypazarı ilçesine ilk isim "Lagania" olarak verilmiştir.'Kaya Doruğu Ülkesi' anlamına gelen bu isim Beypazarı'nın konumunu ifade etmektedir. Günümüzde olduğu gibi o dönemde de çevre kentlerin ilgi odağı olan Beypazarı'nda panayır şeklinde büyük pazar yerleri kurulmuş, halk alışveriş amaçlı bu pazarlara gelip gitmeye başlamıştır. Bu meşhur pazar, ilçenin 'Beypazarı' olarak anılmasına neden olmuştur.
Verimli tarım alanları,doğal su kaynaklarının zenginliği,sarp yamaçlı tepelerle çevrelenmiş korunaklı bir konumda olması Beypazarı'nı önemli bir yerleşim yeri haline getirmiştir. İlçenin İpek yolu üzerinde bulunması ardında eşsiz bir tarihi zenginlik bırakmıştır.
Beypazarı denince akla ilk gelen tarihi evleridir. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesine de konu olan Beypazarı evleri;cumbalı ,üstünde guşgana adı verilen bir çatıdan oluşan iki üç katlı yapılardır. Evlerin iskeleti ahşaptır ve bu ahşap, tatlı kireç denilen malzemeyle sıvanmıştır. Odalardaki kirli havayı ve nemi alan yöreye özgü bu malzeme, Beypazarı evlerini farklı kılar. Tavan arasındaki zemin katları taştan, geri kalan kısmı ahşaptan oluşan bu evlerin girişinde demir kapılı mahzenler bulunur. Tarih boyunca yangınlarla bir çok kez harap olan Beypazarı'nda evlerin içindeki bu mahzenler kıymetli eşyaların saklanması amacıyla kullanılmıştır.Yine bu yangınlar nedeniyle binlerce yıllık tarihe sahip Beypazarı'nda, mimari açıdan en erken tarihli konak 13.yy'a aittir.Sokaklarda iç içe yerleşim tarzı benimsenmiştir. Bu nedenle kapılar,pencereler ve guşganalar birbirine bakar şekilde düzenlenmiş, evler yerleşim olarak bitişik ve birbirine yakın inşa edilmiştir.
Beypazarı, Osmanlı mimarisi tarzındaki tarihi eserleri ve evlerinin yanı sıra 600 yıllık çarşısı, bu çarşılarda faaliyet gösteren zanaatkarları ve saray mutfağı tarzındaki yöresel yemekleriyle de Türk kültürünün tüm inceliklerini halen yaşatmaktadır.
Beypazarı tarihi Beypazarı Ankara nın 100 km batısında eski Ankara-İatanbul yolu üzerinde bulunmaktadır. Geçmişte olduğu gibi bugün de Ayaş, Güdül, Nallıhan ve Kıbrıscık ilçelerinin ortasında sosyal, kültürel ve ekonomik merkez olma özelliğini korumaktır. Anadolu'nun tarihi seyrine baktığımızda, Beypazarı ilçesine ilk çağda Hitit,Frig,Galat,Roma,Bizans, daha sonra da Anadolu Selçuklu ve Osmanlıların egemen oldukları görülmektedir. Beypazarı Roma döneminde, İstanbul'u Ankara ve Bağdat'a bağlayan önemli büyük tarihi geçit yolları üzerinde bulunmaktadır. İlk adı Lagania dır.Bilge Umar ın Türkiyedeki "Tarihsel Adlar" adlı kitabında Lagania nın anlatımı yapılmış ve "Kaya Doğru Ülkesi" anlamına geldiği sonucuna varılmıştır. Türklerin Sultan Alparslan komutasında Anadolu'ya girmesinden kısa bir süre sonra marmara ya ulaşmaları ile Beypazarı'da ilk Türk Akıncıları ile karşılaşmıştır.Selçuklu yönetimindeki Beypazarı konuö itibarı ile sık sık göç eden Türkmen boylarına yurt olmuştur.Bu boylardan en önemlisi Kayı boyu dur. Selçuklu sultanlığı'nın kendilerine yurt olarak yer gösterdiğibu türk boyu, Gazi Gündüzalp yönetiminde ilk önce Ankara civarına yerleşmiştir. Osmanlı Devleti'nin kurucusu olan Osman Bey'in dedesi Gazi Gündüzalp'in mezarınınHırkatepe köyünde olduğu bilinmektedir. Selçuklular döneminde Beypazarı,İstanbul-Bağdat yolu üzerinde önemli bir ticaret merkezi olmuştur.Beypazarı, Orhan beyin Ankaray'yı alması ile Hüdavendigar (Bursa) sancağı na bağlanarak Osmanlı yöne timine geçmiştir. |